неделя, 3 януари 2010 г.


Müslüman Çocuğun Edebi





İslâm; doğumdan ölüme kadar hayatın ne şekilde yaşanacağını, davranışların nasıl olacağını, iç ve dış dünyamızın ne şekilde bir yapıya kavuşturulacağını tespit etmiştir. Madden ve mânen sağlıklı bir fert, sağlıklı bir aile ve sağlıklı bir toplumun yolu İslâmın emrettiği hayat tarzını yaşamak ile mümkün olabilecektir.

Her hayrın başı Besmeledir !

Her hayırlı işe Bismillahirrahmanirrahim ile başlanır. Sonunda da Elhamdülillah denir.
Sevgili Peygamberimiz: "Bir işe besmele ile başlanılmaz sonunda da Elhamdülillah denmezse o işte
hayır olmaz"buyurmuştur. Çünkü besmele çekerek kul ile Allah arasındaki gerçek alâka kurulmuş
olur. Nerelerde besmele çekilir veya çekilmez bir kaç misal verelim:

"Yemek yemeğe, abdest almaya ve hayırlı işe başlarken besmele çekmek sünnettir.
. Tuvalete girerken besmele çekmek mekruhtur.
. Haram olan birşeyi yapmaya başlarken besmele çekmek haramdır.
Biz müslümanlar haramlardan kaçınacağız.
. Kat'i olarak haram olan bir şeyi işlerken besmele çeken kâfir olur.
. Kapıları açıp kapatırken, mutfaktaki yemek kaplarının kapaklarını açarken, yemek yaparken,
ocak yakarken, mutfağa girerken besmele çekmek sünnettir.
. Süt, su, çay, ilaç içmeye başlarken besmele çekilir.
. Sakalı tamamen keserken besmele çekmek câiz değildir.
***

SELAM VERME ADABI:

Müslümanlar birbirleri ile karşılaşınca selamlaşır ve tokalaşır.
Selam vermek sünnet, verilen selamı almak farzdır.

1. İslam'ın emrettiği selamı unutma.
2. Tanıdığın veya tanımadığın Müslümanlarla karşılaştığın zaman selam vermeyi ihmal etme
(Esselamü Aleyküm).
3. Selam verme şekli şöyle:
a) Binek üzerinde olan yürüyene,
b) Yürüyen oturana,
c) Az kişiler çok kişilere,
d) Küçükler büyüklere selam verirler.
4. Verilen selama onun misliyle veya ondan daha güzel bir şekilde cevap ver.
5. Konuşmadan önce selam ver. Peygamberimiz bir Hadis-i şeriflerinde şöyle buyuruyor:

"Kim selamdan önce konuşmaya başlarsa ona cevap vermeyin"


KONUŞMA ADABI

Şahsımıza karşı vazifelerimizden biri de dilimizi terbiye ve islah etmektir. İnsan iyi ve kötü bir çok
şeyi dilinden bulur. Birçok insan dili sebebiyle en büyük musibetlere uğramışlardır.
İnsanları cehenneme sürükleyip götüren de dilleridir.

01. Söylediği sözün nereye varacağını, düşünmek.
02. Dünya ve ahiret için faydası olmayan sözleri söylememek.
03. Sözleriyle kimsenin gönlünü kırmamak.
04. Musibet ve felaket getireceğinden korktuğu şeyi söylememek.
05. Konuşurken başkasının sözünü kesmemek.
06. Bir insanı över veya yererken aşırı gitmemek.
07. Büyüklerin yanında yüksek sesle konuşmamak.
08. Boşboğazlık, gevezelik etmemek.
09. Söylerken ağzını eğip büzmemek, avurt çatlatmamak, ustalık, bilgiçlik satmamak.
10. Konuşurken karşısındakini hiçe sayarak ukalalık yapmamak, onun sözlerinde ayıp ve kusur
aramamak.
11. Dilini la'nete, küfüre ve kaba konuşmaya alıştırmamak.
12. Kendisine verilmiş bir sırrı başkasına söylememek. .
13. Yalan yere bir söz vermemek, yapamayacağı bir şeyi söylememek.
14. Yalan söylemekten, yeminden, gıybet etmekten, koğuculuktan sakınmak.
15. Başkalarıyla alay etmemek, kimseye kötü bir ad takmamak.
***

GÜZEL SÖZLER ADABI

Söz söylerken güzel söylemek, kabalık yapmamak, karşısındakilerin halini gözetmek, dokunacak
sözlerden ve tasavvurlardan sakınmak Müslüman'ın vazifesidir.
Kur'an-ı Kerim yedi çeşit insanın peşinden gitmeyi ve onları dinlemeyi yasak etmiştir.

1- Doğruya ve yalana çok yemin eden.
2- Fikir ve düşüncesi düşük olan.
3- Şuna buna söven, la'net eden, daima kusur ve ayıp araştıran.
4- Bir yerde konuşulan şeyleri başkalarına taşıyan.
5- Cimri ve son derece sıkı olan ve insanları iyilikten çeviren.
6- Hakkı tanımayan ve mütecaviz olan.
7- Günaha dadanan, şerefsiz ve soysuz olan.
***

EVE GİRİŞ ÇIKIŞ ADABI

1. Kapının sağında veya solunda durmak.
2. Kapıya 3 defa vurmak, izin verilir ise, içeriye girmek, izin verilmez ise geri dönmek.
3. Eve girince ve çıkarken "Esselamü Aleyküm" diyerek selam vermek.
4. Evden çıkınca "Bismillahi tevekkeltü al-Allah la havle vela guvvete illabillah" demek.
***

YEMEK YEME ADABI

01. Sofra hazırlanırken yardımcı olmak.
02. Yemekten önce ve sonra elleri yıkamak.
03. Büyükleri sofraya oturmadan sofraya oturmamak.
04. Besmele çekip, Allah'a vermiş olduğu nimetler için şükür etmek.
05. Yemeğe önce yaşça veya mevkice büyük olan kişinin başlaması uygundur
06. Sağ eliyle yemek.
07. Lokmayı ağza göre almak ve iyice çiğnedikten sonra yutmak.
08. Lokmayı yutmadıkça ikinci lokmaya el uzatmamak.
09. Önündeki yemeği soğutmak için, yemeğin içine üflememek.
10. Başkalarını tiksindirecek, iğrendirecek harekette bulunmamak ve söylememek.
11. Ağızda yemek varken konuşmamak, gülmemek.
12. Başkasının lokmasına ve yediğine bakmamak.
13. Elini yemek kabına silkmemek ve lokmayı ağzına götürürken başını tabağa doğru uzatmamak.
14. Yemek seçmemeye özen göstermek.
15. Yemeği aynı kaptan yeyip, tabağın ortasından değil, kendi önünden yemek.
16. Lokmasını ve aldığı yemeği bitirmek.
17. Tabaklarda artık, sofrada kırıntı bırakmamak.
18. Toplu yemek yenirken herkes yeyip bitirmedikçe sofradan kalkmamak.
19. Yemek bitince "Elhamdülillah" demek.
20. Yemeği yapana teşekkür etmek.
21. Sofra kaldırırken yardımcı olmak.
22. Yemek sonrası elleri yıkamak, dişleri fırçalamak.
23. Sokaklarda yemek yememek ve içmemek.
24. Gezinerek yemek yememek.
25. Helalinden, temiz yemek ve Allah'a şükretmek.
26. Acıkmadan yemek yememek.

Bir hadis-i şerifte:
"Sizden biriniz yiyeceği zaman sağ eli ile yesin,
içeceği zaman da sağ eli ile içsin.
Zira şeytan sol eliyle yer, sol eliyle içer." buyurulmuştur.
***

SUYU İÇME ADABI

1. Besmele çekmek.
2. Suyu bardaktan (veya tasdan) içmek.
3. Suyu oturarak içmek.4. Bardağı sağ el ile ağıza götürmek.
5. Bardağın içine nefes vermemek.
6. Suyu üç yudumda içmek sonunda Elhamdülillah demek; su içmenin adaplarındandır.


Peygamberimiz (s.a.v.) buyuruyor:
"Suyu çocuğun memeyi emmesi gibi için.
Depodan doldurur gibi içmeyin.
Ondan ciğer hastalıkları zuhur eder."
***

TUVALET ADABI

1. Tuvalete girmeden önce Eüzü Besmele çekmek.
2. Sol ayak ile girmek.
3. İhtiyacı ayakta değil, oturarak gidermek.
4. Tuvalette konuşmamak, bir şeyler yememek, oyalanmamak.
5. Tuvaletten çıkmadan temizlik kontrolü yapmak (elleri yıkamak).
6. Sağ ayak ile çıkmak.
7. Çıkınca "Gufraneke" demek, adaptandır.
***

YATMA ADABI

1. Yatmadan önce elleri yıkamak.
2. Dişleri fırçalamak.
3. Kıyafetlerle değil, pijamalarla yatmaya özen göstermek.
4. Giysilere sağdan giymeye başlamak.
5. Besmele çekip sağ tarafa doğru dönüp yatmak.
6. Yatmadan önce dua etmek, adaptandır.
***

GÖZ KULAK GİBİ AZALARIN TERBİYESİ

Müslüman'a başkalarının kanı, ırzı, namusu, malı haramdır. Kendisinin olmayan herhangi bir şeye
kötü gözle bakmamak, kendi canı, namusu, malı nasıl mukaddes ise, başkalarınınkini de aynı
şekilde kabul etmeli, kendini tamamen haramdan ve kendisine ait olmayan her şeyden çekmek
İslâm'ın emridir.
***

TOPLANTILARDA ADAB

Kur'an-ı Kerim ve Hazret-i Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir mecliste nasıl davranılacağını
bildirmiştir.

01. Bir toplantıya herkesi iğrendirecek elbise ile, fena kokularla gitmemek,
02. Mecliste daima güler yüzlü olup, ekşi suratlı ve geveze olmamak,
03. İleri geçip oturmamak, hakkı olmadıkça ileriye geçmemek,
04. Kendisinden yaşça ve bilgice yüksek olanlara hürmet etmek,
05. Anası, babası veya hocasına daha çok hürmetli olmak,
06. Oturanlara sıkıntı verecek hallerden sakınmak,
07. İki kişi arasına oturmak lazım gelirse, onların iznini istemek,
08. Sonradan gelene yer göstermek,
09. Kendisinden büyük olanların yanında ayak ayak üstüne koymamak,
10. Ev sahibinin, misafiri uğurlaması,
11. Kalabalık içinde iki kişi arasında gizli konuşulmaması,
12. Esnememek, mecbur olursa eli ile ağzını kapamak,
13. Öksürme veya geğirme ile çevreyi rahatsız etmemek, tiksindirmemek,
14. Meclis ve toplantılarda edebe riayet etmek.
***

KOMŞULARIMIZA KARŞI VAZİFELERİMİZ

Aile ve akrabamızdan sonra bize en yakın olan komşularımızdır.
Komşularımıza olan vazifelerimizin başlıcaları şunlardır:

1. Komşulara el ve dil ile eziyet etmekten kaçınmalıdır. Evde gürültü yapmak, dökülen çöplerle
komşuları zor durumda bırakmak, vb. Müslümanlıkla bağdaşmaz. "Peygamberimiz: "Allah'a ve
âhiret gününe İman eden komşusuna eziyet etmesin buyurmuştur. (Sahihi Buhari)

2. Komşusunu çaresizlik içinde gören kimse, onun yardımına koşmalıdır. Cenabı Hak bir ayeti
kerimede komşuya iyilik edilmesini tavsiye etmektedir. (Nisa Suresi: 36)

3. Komşunun evini, kendisinin bulunmadığı zamanlarda korumak,

4. Komşuları zaman zaman ziyaret etmek, hastalandıklarında kendileriyle yakından ilgilenmek,

Komşu hakkının önemini Peygamber Efendimiz şu hadisi şeriflerinden daha iyi anlamaktayız:
"Cebrail, bana durmadan komşuya iyilik yapmayı tavsiye etti. Bu sıkı tavsiyeden,
komşuyu komşuya mirasçı yapacağını zannettim. (Sahihi Buhari)

Komşumuz Müslüman olmasa bile onlarla iyi geçinmek (örnek olmak), eziyet etmekten
sakınmak, iyi davranışlar içinde bulunmalıyız.
***

MİSAFİRLERE KARŞI VAZİFELERİMİZ

Misafirleri güzel bir şekilde ağırlamak, Müslümanlığın emirlerindendir.
Peygamber Efendimiz, kendisini ziyarete gelenlere elinde bulunan yiyeceklerden bol bol yedirir,
hatta ev halkıyla birlikte geceyi aç olarak geçirdiği zamanlar da olurdu. Bir hadisi şeriflerinde şöyle
buyurulmakta: "Allah'a ve Kıyamet gününe iman eden kimse, misafirine ikram etsin (Sahihi Buhari)

Atalarımız kahramanlığı ve dürüstlüğü yanında, misafirperverliği de, sahip olduğu eşsiz
üstünlüklerindendir. Bugün yurdumuzun birçok Köylerinde, misafirler için ayrılmış özel yerler vardır.

Misafirlerimize karşı olan vazifelerimizden başlıcalar şunlardır:

1. Misafirleri güler yüz ve tatlı dille karşılamak,
2. Yediğimiz içtiğimiz şeylerin en iyisini onlara sunmak,
3. Misafirlerin üzerine fazla düşüp onları sıkmamak,
4. Misafirlerin yanında çocukları ve hizmetçileri azarlamamak,
5. Topluluklarda dikkat ettiğimiz önemli noktalara, misafirlerin yanında da dikkat etmek.
***

ZİYARETLERİN ADABI

Müslümanların birbirlerini ziyaret etmeleri, aradaki sevgi, saygı ve dayanışmayı kuvvetlendirir.
Zaman zaman akraba, yaşlı ve hasta kimseler ziyaret edilmek suretiyle gönülleri alınmalıdır.
Ancak ziyaretlerin, usulüne uygun olarak yapılması gerekir.

Ziyaretlerle ilgili edepleri şöyle sıralayabiliriz:

1. Ziyaretlerin vakti iyi seçilmelidir. Uyku, yemek ve iş zamanlarında ziyarete gidilmemelidir.
2. Ziyaretlere giderken, temiz ve düzgün elbiseler giyilmelidir.
3. Ziyaret edilen evin kapısı çalınmalı, ev sahibi izin verdikten sonra içeri girilmelidir.
4. Ziyaret sırasında güler yüz gösterilmelidir.
5. Ziyaretine gidilen evde bulunanların, sevinçleri ve kederleri paylaşılmalıdır.
6. Ev sahibinin işi varsa, ziyareti uzatmadan müsaade isteyerek ayrılmalıdır.
7. Ziyaret edilen kimsenin yaş, akrabalık veya hastalık gibi durumları
göz önünde bulundurularak, konuşma şeklinde dikkat edilmelidir.
8. Özellikle yaşlılar ile hastalar, sık sık ziyaret edilmelerini beklerler.
Bu bakımdan bu kimselerin ziyaretleri diğerlerine göre daha fazla yapılmalıdır

Nasihatler
Peygamberim Hazreti Muhammed (sav)
Allah ve Peygamber sevgisi; dinimizin esası, Allah'a varmanın en kestirme yoludur...
Bu ciddi sevginin anlamı, Allah'ın emir ve yasaklarına, Peygamberimiz (sav)'in buyruklarına
ve sünnetine uymaktır.
O halde ey çocuklar!
Kalblerinizi yalancı sevgilerden temizleyiniz!
Allah ve peygamber sevgisinden üstün bir sevgi tanımayınız!
Peygamberimiz (sav)'in Küçüklüğünde Sahip Olduğu Ahlâk

Sevgili çocuklar,
Peygamberimiz (sav) küçüklüğünde güzel ahlâkla ve kerim sıfatlarla anılırdı. Çünkü O,daima
doğru söylerdi, yalan söylemezdi.
İnsanlar emanetlerini ve kıymetli eşyalarını onun yanına bırakırlardı. Ve istedikleri zaman da
bıraktıkları gibi alırlardı. Çünkü onun en büyük sıfatı "el-Emin", yani "güvenilir" olmasıydı.
Peygamberimiz (sav) çobanlık yapardı. Ve rızkını elde etmek için ticaretle de uğraşırdı.
Aktifliği ve çalışmayı çok severdi.
Kimseye kızmaz ve kimseye kötü söz söylemezdi. Güzel edebi sebebiyle daima iyi
muamelede bulunurdu. Kötülüğe kötülükle karşılık vermezdi. Affetmek onun şiarı olduğu için,
kendisine kötülük edenleri affederdi.
Peygamberimiz (sav) yetim kimselere iyilikte bulunurdu. Zayıflara, fakirlere ve muhtaçlara
yardım ederdi. Değil insanlara, hayvanlara dahi eziyet etmezdi. O cömert ve pek merhamet
sahibi idi.

Evet sevgili çocuklar,
Siz de daima doğru, güvenilir, yalan söylemeyen, başkalarına haksızlık etmeyen, çalışkan,
affedici ve edebli olmalısınız. Olmalısınızki, Resûlullah (sav)'in ahlâkıyla ahlâklanasınız.

Sevgili Çocuklar!
Bizler müslümanız, elhamdülillah... Dünyada bir insanın sahip olabileceği en kıymetli özelliği
müslümanlıktır.
Müslümanlığımızı korumanın tek yolu vardır, o da dinimizi öğrenmek ve öğrendiklerimizi
yaşantımıza tatbik etmektir. Eğer öğrendiklerimizi yaşantımızda uygulamazsak
müslümanlığımızı ve bir günde imânımızı kaybedebiliriz.
İmânı olmayanlar cehenneme giderler. Cehennem cezâ çekme yeridir. Müslümanlar da
cennete giderler. Cennet insanın her arzusunun verildiği yerdir. Gönlünüzde ne arzu
ediyorsanız bunların hepsini cennette göreceksiniz. Cennette bir şeye sahip olmak için paraya
gerek yok. Bu, Allah'ın sevdiği kullarına birer ikramı olacaktır. Mesela, babanız size sınıfınızı
geçtiniz, diye mükâfat olarak aldığı bisikleti size verdiğinde sizden para alıyor mu? işte Allah
da, iyi kullarını cennette böyle mükafatlandıracak. İyi kul olmak için müslüman olmak ve
müslümanca yaşamak şarttır.
İbâdetsizlik itaatsizliktir

Çocuklar!
Sevgili Peygamberimiz: "Müslüman ile kâfir arasında en büyük fark namazdır. Namazını terk
eden kâfirler gibi yaşar." buyurmuştur. Onun için sakın namazı ihmal etmeyiniz. Anneniz
babanız namaz kılmıyorlarsa onları ikaz ediniz. O zaman Allah sizi daha çok sever. Cennetiyle
mükafatlandırır sizleri. Cennet en güzel bir yerdir. Kim istemez oraya gitmeyi? Şu kâfirlere
bakın. Şeytana uymuşlar cehenneme talim ediyorlar.
Birde ibâdetsiz müslümanlara acıyoruz. İbâdetsizlik çok büyük eksikliktir. İbâdet etmeyen
Allah'a itaat etmiyor demektir.
Anneniz size "Git bakkaldan ekmek al" dese siz de almasanız, anneniz sizi sevmez değil mi?
Çünkü annenizin sözünü tutmadınız. Allah da namaz kıl, oruç tut, cihad et diye emrediyor.
Bir insan bunları yapmazsa Allah da böylelerini sevmez.
Çünkü; İbadetsizlik itaatsizliktir.

ÇOCUKLAR VE BABALAR

6 Yaşında : "Babam her şeyi biliyo..."

15 Yaşında : "Ben de babam kadar biliyorum..."

20 Yaşında : "Babam hiçbir şey bilmiyor..."

30 Yaşında : "Ne de olsa babam o da bazı şeyler biliyor.."

40 Yaşında : "Babamın fikrini sorsam fena olmayacak..."

60 Yaşında : "Babam, çok şey biliyormuş. Ah, hayatta olsaydı da babama danışabilseydim..."